Biz ifa edemiyoruz diye Cuma bir şey kaybetmez

Bugünlerde Müslümanların yüreklerinde hissettiği bir acıda cuma namazı. Çünkü kendimize ait oluğunu düşündüğümüz özgür topraklarda da Allah’ın c.c. hükmü altında olduğumuzu hissettirecek bir virüs vakası ile karşı karşıyayız. İnsanlığı kadınıyla erkeğiyle sokağa ve dökmeye çalışan dünyanın (yine insani akılla üretilmiş) “Evde Kal, Hayat Eve Sığar” çığlıklarıyla muhatap oluyoruz.

Biz konumuza dönersek Cuma demiştik. Mübarekti değil mi cuma ? Hani Müslümanın bayramıydı. Hani o gün o saatler mübarekti. O gün o saatlerde ticareti, muhabbeti, televizyonları velhasılı hayata dair olan her şeyi bırakıp Rabibimize (c.c.) yönelecektik, değil mi? Peki nerede bayramlıklar, nerede cuma hazırlıkları, nerede tüm işi gücü bırakmış ve o saate Allah c.c. ye yönelmiş yürekler.

Bir sakin olalım: sokaktayken dünyaya olan hırsımızı şimdide evlerimizde sergilemeyelim.

Değişen tek şey cuma namazını cuma namazı olarak ifa edemiyor olmamız. Geri kalan her şey aynı aslında: Cuma hala mübarek gün, cuma saatleri hala Allah c.c. ye samimiyetle yönelinmesi gereken saatler. Yine yürekler çarpmalı cuma saatine kadar, yine sanki cuma namazına gidilecekmişçesine sünnet olan gusüller alınmalı, yine bir sükunet ve samimiyet çökmeli üzerimize. Ve o saate kadar cuma kılmaya gidecekmişçesine sevinçli olmalıyız. Sonra ufak bir hüzün kaplamalı yüreğimizi ve bir haykırış: yarap senin arzıda sen müsaade etseydin biz gösterirdik meleklere cuma namazı nasıl ifa edilir demeli Müslüman. Cuma namazı olmasada cuma nasıl ifa edilir göstermeli tüm melekut alemine. İfa etmeli tüm hazırlıklarını yaptığı cuma vaktini cuma namazı şuuruyla kıldığı öğlen namazı ile.

Yoksa bir günler başörtüsü üzerinden tesettürü, şapka üzerinden kimliğimizi kaybettiğimiz gibi cumayı da kaybediveririz “#Evde kal” çığrıları arasında.

Hatırlatma: Cuma kadınada erkeğede cumadır.

ayasofya camii Panaroma

Abdullah Salih Bayraktar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir